watreedisishomie2's avatar
watreedisishomie2

Jan. 20, 2021

0
Shortsenteces32

1. Meslek lisesinde marangozluğu öğrenken biraz dolaplar ve bir adet merdiven inşa etmiştim. While studying carpentry in vocational school, I had built some cabinets and a set of stairs.

2. Çünkü Venezuela'nın maddi imkansızlıklarından bincilarca mülteci oradan ayrılmıştı. Because of Venezuela's financial difficulties, thousands of refugees had left from there.

3. Bayat koltuğumda otururken çok rahat hissetmiyorum. While sitting in my old armchair I don't feel very comfortable.

4. Ördekler için bayat parça ekmekleri gölete atabiliriz. We can throw the stale bread pieces into the pond for the ducks.

5. Sandviç yapmak için bütün malzemeler hazırlanırken ekmek olduğu bayattu fark ettim. I realized that the bread was stale while I was preparing all the ingredients to make a sandwich.

6. Tennessee'de geri dönerken orada cep telefonu aletimi unutmuştum. While on the way back from Tennessee, I realized I had forgot my cellphone charger there.

7. Şarj aletim cep telefonunla çalışmacak düşünmüyorum. I don't think my charger will work with your phone.

8. Bilgisayar şarj aletimi kırıldı, yeni şarj aleti almam lazım. My computer charger broke, I need to buy a yeni charger.

9. Hırsız Dükkanı içeri girmişti çünkü sahibi arka kapısını kilitlemedi. The thief had entered the shop because the owner did not lock the back door.

10. Evden çıkmadan önce odamın pencerelerini kilitlemeye emin oluyorum. Before leaving the house, I make sure to lock my room's windows.

11. Arka avlumuzdan köpeğimiz kaçırmıştı çünkü çitimizi kilitlemeye unuttum. Our dog had escaped from our backyard because I forgot to lock our fence.

Native like corrections please!

türkçeturkish
Corrections (1)
Correction Settings
Choose how corrections are organized

Only show inserted text
Word-level diffs are planned for a future update.

Evden çıkmadan önce odamın pencerelerini kilitlemeye emin oluyorum.


Evden çıkmadan önce odamın pencerelerini kilitlemeyediğimden emin oluyorum. Evden çıkmadan önce odamın pencerelerini kilitlediğimden emin oluyorum.

Shortsenteces32


1. Meslek lisesinde marangozluğu öğrenken biraz dolaplar ve bir adet merdiven inşa etmiştim.


1. Meslek lisesinde marangozluğu öğrenirken bir kaç parçaz dolaplar ve bir adet merdiven inşamal etmiştim. 1. Meslek lisesinde marangozluğu öğrenirken bir kaç parça dolap ve bir adet merdiven imal etmiştim.

inşa etmek -- building house.... biraz is used with kind of uncounteble object. biraz şeker, biraz su, biraz mutluluk, biraz hüzün..

While studying carpentry in vocational school, I had built some cabinets and a set of stairs.


2. Çünkü Venezuela'nın maddi imkansızlıklarından bincilarca mülteci oradan ayrılmıştı.


2. Çünkü Venezuela'nın maddi imkansızlıklarından binciladolayı binlercae mülteci oradan ayrılmıştı. 2. Venezuela'nın maddi imkansızlıklarından dolayı binlerce mülteci oradan ayrılmıştı.

Because of Venezuela's financial difficulties, thousands of refugees had left from there.


3. Bayat koltuğumda otururken çok rahat hissetmiyorum.


3. BayatEski koltuğumda otururken çok rahat hissetmiyorum. 3. Eski koltuğumda otururken rahat hissetmiyorum.

bayat is used with food. bayat ekmek

While sitting in my old armchair I don't feel very comfortable.


4. Ördekler için bayat parça ekmekleri gölete atabiliriz.


4. Ördekler için bayat parça ekmekleri parçalarını gölete atabiliriz. 4. Ördekler için bayat ekmek parçalarını gölete atabiliriz.

We can throw the stale bread pieces into the pond for the ducks.


5. Sandviç yapmak için bütün malzemeler hazırlanırken ekmek olduğu bayattu fark ettim.


5. Sandviç yapmak için bütün malzemeleri hazırlarken, ekmek olduğu bayattuğin bayat olduğunu fark ettim. 5. Sandviç yapmak için bütün malzemeleri hazırlarken, ekmeğin bayat olduğunu fark ettim.

I realized that the bread was stale while I was preparing all the ingredients to make a sandwich.


6. Tennessee'de geri dönerken orada cep telefonu aletimi unutmuştum.


6. Tennessee'den geri dönerken orada, cep telefonu aletimi unutmuştumu orada unuttuğumu fark ettim. 6. Tennessee'den geri dönerken, cep telefonumu orada unuttuğumu fark ettim.

While on the way back from Tennessee, I realized I had forgot my cellphone charger there.


7. Şarj aletim cep telefonunla çalışmacak düşünmüyorum.


7. ŞBenim şarj aletim cepin senin telefonunla çalışmacak düşüuyacağına sanmüıyorum. 7. Benim şarj aletimin senin telefonuna uyacağına sanmıyorum.

I don't think my charger will work with your phone.


8. Bilgisayar şarj aletimi kırıldı, yeni şarj aleti almam lazım.


8. Bilgisayar şarj aletimi kırıldı, yeni şarj aleti almam lazım. 8. Bilgisayar şarj aletim kırıldı, yeni şarj aleti almam lazım.

Bilgisayar şarj aletim bozuldu, yeni şarj aleti almam lazım. If the charger are into the pieces or it had a scratches it is right to use "kırıldı". If not, just the charger doesn't work, use "bozulmak".

My computer charger broke, I need to buy a yeni charger.


9. Hırsız Dükkanı içeri girmişti çünkü sahibi arka kapısını kilitlemedi.


9. Hırsız Dükkanı içeria girmişti çünkü sahibi arka kapısını kilitlemedmişti. 9. Hırsız Dükkana girmişti çünkü sahibi arka kapısını kilitlememişti.

The thief had entered the shop because the owner did not lock the back door.


10.


Before leaving the house, I make sure to lock my room's windows.


11.


Arka avlumuzdan köpeğimiz kaçırmıştı çünkü çitimizi kilitlemeye unuttum.


AKöpeğimiz arka avlumuzdan köpeğimiz kaçırmıştı çünkü çitimiziaçmıştı çünkü bahçe kapısını kilitlemeyei unuttmuşum. Köpeğimiz arka avludan kaçmıştı çünkü bahçe kapısını kilitlemeyi unutmuşum.

çiti kilitlemek is weird.

Our dog had escaped from our backyard because I forgot to lock our fence.


Native like corrections please!


You need LangCorrect Premium to access this feature.

Go Premium