watreedisishomie2's avatar
watreedisishomie2

March 6, 2021

0
Shortsentences39

1. Açlığı Dünyanın genelinde çok önemli bir konu. Hunger is an important matter across the world.

2. Kebaplarımızı yemekten sonra açlığımızı kaybolmuştu. Our hunger had disappeared after we ate our kebabs.

3. Dün gece akşam yemeği yemedim bu sabah uyandığım zaman açlıktan ölüyordum. Last night I did not eat dinner, when I woke up this morning, I was dying of starvation.

4. Bahçemde beyzbol topları vururken bir parça yılan dersine rastlamıştım. While hitting baseballs in my yard, I had come across a piece of snake skin.

5. Mahallemizdeki fırında her zaman eski arkadaşıma rastlarim. I always come across/encounter my old friends in the bakery that's in our neighborhood.

6. Bahçende bir çok tavşanlara rastlıyor musun?
Do you come across a lot of rabbits in your garden?

7. Son günlerde yarı zamanlı bir iş için arıyorum ama henüz şansım yok. Lately I've been looking for a part time job, but I have not yet been lucky.

8. Geçen cuma günü akşam yemeği yerken bir araba parça dükkandaki yarı zamanlı işten hakkında babam bana haber vermişti. While eating dinner last Friday, my dad informed me of a part time job at an auto part store.

9. Meslek lisesindeyken yarı zamanlı bir iş çalışmalıdım. I should've worked a part time job while I was in vocational school.

10. Atölyedeki şu an öğrenciler dolablar yapıyor. Right now the students are making cabinets in the workshop.

11. Babamın atolyesinin yanındaki bina fırın. The building which is next to my dad's workshop is a bakery.


Native like corrections please. Words I'm focusing on here.

Atölye
Yarı zamanlı
Rastlamak
Açlık

türkçeturkishselçuk aydıntrabzoni̇stanbulboksboxingturkey
Corrections (2)
Correction Settings
Choose how corrections are organized

Only show inserted text
Word-level diffs are planned for a future update.

3. Dün gece akşam yemeği yemedim bu sabah uyandığım zaman açlıktan ölüyordum.

Babamın atolyesinin yanındaki bina fırın.

3. Dün gece akşam yemeği yemedim bu sabah uyandığım zaman açlıktan ölüyordum.

watreedisishomie2's avatar
watreedisishomie2

March 17, 2021

0
sila's avatar
sila

March 21, 2021

0

While eating dinner last Friday, my dad informed me of a part time job at an auto part store.


Shortsentences39


1. Açlığı Dünyanın genelinde çok önemli bir konu.


1. Açlığık, Dünyanın genelinde çok önemli bir konu. 1. Açlık, Dünya genelinde çok önemli bir konu.

1. Açlığık Dünyanın genelinde çok önemli bir konu. 1. Açlık Dünyanın genelinde çok önemli bir konu.

Hunger is an important matter across the world.


2. Kebaplarımızı yemekten sonra açlığımızı kaybolmuştu.


2. Kebaplarımızı yemedikten sonra açlığımızı kaybolmuştu. 2. Kebaplarımızı yedikten sonra açlığımız kaybolmuştu.

Tell me why you use "yemek" instead of "yedik" and I will try to explain. I saw you make this mistake a lot of time. To be honest, this subject is relatively hard to explain

2. Kebaplarımızı yemedikten sonra açlığımızı kaybolmuştu. 2. Kebaplarımızı yedikten sonra açlığımızı kaybolmuştu.

Our hunger had disappeared after we ate our kebabs.


3. Dün gece akşam yemeği yemedim bu sabah uyandığım zaman açlıktan ölüyordum.


This sentence has been marked as perfect!

This sentence has been marked as perfect!

Last night I did not eat dinner, when I woke up this morning, I was dying of starvation.


4. Bahçemde beyzbol topları vururken bir parça yılan dersine rastlamıştım.


4. Bahçemde beyzbol topları vuruile oynarken bir parça yılan dersine rastlamıştım. 4. Bahçemde beyzbol topları ile oynarken bir parça yılan dersine rastlamıştım.

If you are not hitting the balls across the wall, use "oynamak (play)".

4. Bahçemde beyzbol toplarına vururken bir parça yılan dersine rastlamıştım. 4. Bahçemde beyzbol toplarına vururken bir parça yılan dersine rastlamıştım.

While hitting baseballs in my yard, I had come across a piece of snake skin.


5. Mahallemizdeki fırında her zaman eski arkadaşıma rastlarim.


5. Mahallemizdeki fırında, her zaman eski arkadaşımlara rastlarim. 5. Mahalledeki fırında, her zaman eski arkadaşlara rastlarim.

I always come across/encounter my old friends in the bakery that's in our neighborhood.


6. Bahçende bir çok tavşanlara rastlıyor musun?


6. Bahçende bir çok tavşanlara rastlıyor musun? / Bahçende bir sürü tavşan oluyor mu? 6. Bahçende tavşanlara rastlıyor musun? / Bahçende bir sürü tavşan oluyor mu?

6. Bahçende bir çok tavşanlara rastlıyor musun? 6. Bahçende tavşanlara rastlıyor musun?

Do you come across a lot of rabbits in your garden?


7. Son günlerde yarı zamanlı bir iş için arıyorum ama henüz şansım yok.


7. Son günlerde yarı zamanlı bir iş için arıyorum ama henüz şansım yokgülmedi. / Son günlerde yarı zamanlı bir iş arıyorum ama şans benden yana değil. 7. Son günlerde yarı zamanlı bir iş arıyorum ama henüz şansım gülmedi. / Son günlerde yarı zamanlı bir iş arıyorum ama şans benden yana değil.

7. Son günlerde yarı zamanlı bir iş için arıyorum ama henüz şansım yok. 7. Son günlerde yarı zamanlı bir iş arıyorum ama henüz şansım yok.

Lately I've been looking for a part time job, but I have not yet been lucky.


8. Geçen cuma günü akşam yemeği yerken bir araba parça dükkandaki yarı zamanlı işten hakkında babam bana haber vermişti.


8. Geçen cuma günü akşam yemeği yerken, birabam bana araba parça dükkacısındaki yarı zamanlı iştenbir iş hakkında babam bana haber vermişti. 8. Geçen cuma günü akşam yemeği yerken, babam bana araba parçacısındaki yarı zamanlı bir iş hakkında haber vermişti.

Geçen cuma günü akşam yemeği yerken, babam bana sanayideki yarı zamanlı bir iş hakkında haber vermişti.

8. Geçen cuma günü akşam yemeği yerken bir araba parça dükkanındaki yarı zamanlı işten hakkında babam bana haber vermişti. 8. Geçen cuma günü akşam yemeği yerken bir araba parça dükkanındaki yarı zamanlı iş hakkında babam bana haber vermişti.

9. Meslek lisesindeyken yarı zamanlı bir iş çalışmalıdım.


9. Meslek lisesindeyken yarı zamanlı bir iş çalışmalıydım. 9. Meslek lisesindeyken yarı zamanlı bir iş çalışmalıydım.

9. Meslek lisesindeyken yarı zamanlı bir işte çalışmalıydım. 9. Meslek lisesindeyken yarı zamanlı bir işte çalışmalıydım.

I should've worked a part time job while I was in vocational school.


10.


Atölyedeki şu an öğrenciler dolablar yapıyor.


Atölyedeki şu an öğrenciler dolablarşu an dolap yapıyor. Atölyedeki öğrenciler şu an dolap yapıyor.

Atölyedeki şu an öğrenciler dolablarşu an dolap yapıyor. Atölyedeki öğrenciler şu an dolap yapıyor.

Right now the students are making cabinets in the workshop.


11.


Babamın atolyesinin yanındaki bina fırın.


Babamın atoölyesinin yanındaki bina fırın olarak kullanılıyor. Babamın atölyesinin yanındaki bina fırın olarak kullanılıyor.

This sentence has been marked as perfect!

The building which is next to my dad's workshop is a bakery.


You need LangCorrect Premium to access this feature.

Go Premium