July 14, 2023
Bu metin bir hikaye değil.
Ben bir kitap okuyorum.
Bir cümle seçiyorum ve aynı bir şey söyleyen kolay cümleler yapıyorum.
Bazen bir cümleden bazı yeni cümleler yapıyorum.
Sık sık aynı sözcükler ve ifadeler kullanıyorum.
Benim cümlelerim kolay.
Ben onları söyleyebilerim.
Padişah kederliydi çünkü Viyana'ya düşürememişti.
Çok fazla asker ve serdar beyi şehit düşmüştü.
Çok fazla yiğitler yaralı olmuştu.
Padişah geride İstanbul'a gitmişti.
Bir süre sonra İstanbul'da bayram oldu.
Padişah vizirleriyle saraydamıştı.
Önemli kişiler Padişah'a hediyelerini gönderiyorlardı.
Birdenbire başka bir odadan bir gürültü duydular.
Kimse Padişah'a görmek istiyordu.
Padişah'a bu ses tanıdık gibiydi ama kimin olduğunu unutamadı.
Vezirler avluna seğirtti.
Orada bastona yaslanarak adamdı.
Adam bastona yaslanarak avluda yürüdü.
Bu adam serhat beyidi.
Vezirler onu yakaladılar.
Adamla birlikte Padişaha doğru döndüler.
Adam, Padişahın huzuruna alındı.
Padişah, bir süre adamı izledi.
Bir süre adama baktı.
Adam ihtiyar görünmüş, yanakları düşmüştü.
Ama aynı anda tanıdık gibi görünmüştü.
Adam, Padişah onu unutmuştu için kederli olmuş.
“Sultanım beni unuttular mı?” diye sormuş.
Artık Padişah onun sesi tanımış, adamın kim olduğunu hatırlamış.
Bu Osman beymiş.
Osman bir serhat beyimiş.
Önce çok güçlü, büyük bir askerdi.
Viyana önünde yaralanmış.
Bir süre hasta olmuştu.
Bu yüzden artík zayıf ve topal olmuş.
Padişah: “Osman’ım, serhat beyim, gazilerim!”, dedi.
Osman gülümsedi.
Artık kederli değildi.
Osman’da Padişah için bir hediye vardı.
Bu küçük altın bir kasedi.
Önce başka bir beye ait olmuş.
Bu bey Viyana önünde şehit olmuştu.
Ölmeden önce onu Osman’a vermiş.
Padişah kaseyi aldı.
“Hepsi hediyelerimden bu en değerlidir” dedi.
Osman bu çok güzel buldu.
Bir cümle seçiyorum ve aynı bir şeyi söyleyen kolay cümleler yapıyorum.
Sık sık aynı sözcükleri ve ifadeleri kullanıyorum.
your sentence must include the answer to the question "what" to specify or point out the object in the sentence* it is almost crucial in Turkish lang
Ben onları söyleyebileirim.
Padişah kederliydi çünkü Viyana'yaı düşürememişti.
Çok fazla asker ve serdar beyi şehit düşmüştü.
Çok fazla yiğitler yaralı olmuştu.anmıştı.
Padişah geride İstanbul'a geri gitmişti.
I didn't really understand what the actual sentence was but I assume that it it "the sultan had turned İstanbul back*"
Padişah viezirleriyle saraydamışt idi -or- saraydaydı.
Kimse PHerkes* padişah'aı görmek istiyordu.
you can make this sentence in 2 certain way: If you end it with a positive meaning, you should say "herkes", but if you will en it in a negative form you should use "kimse" - herkes istiyordu/kimse istemiyordu- Above you started it with a negative pronoun but ended with a positive way. Might be tricky I understand.
Padişah'a bu sesBu ses padişaha tanıdık gibiydieliyordu ama kimin olduğunu unuthatırlayamadı.
Vezirler avluna seğirtti.
I'm afraid this might literally have no meaning at all
Orada bastona yaslanarak adamdın bir adam vardı. (might be the closest meaningful version I guess - it says: there was a man leaning on a walking stick there.
Bu adam serhat bey idi.
Adam ihtiyar görünmüşüyordu, yanakları düşmüştü (2. part is a bit questionable but still okay).
Adam, Padişah onu unutmuştttuğu için kederli olmuşidi/kederliydi.
“Sultanım beni unuttular mı?” diye sormuş.du.
this sentence might as well end with sormuş* and would be correct but you should keep in mind that dı-di and mış-miş differ in meaning (mış-miş is for reported speech)
Artık Padişah onun sesini tanımış, adamın kim olduğunu hatırlamış.
Osman bir serhat beyimiş.
not sure since both of them are custom names* depends on the context
Önceleri/Eskiden çok güçlü, büyük bir askerdi.
Viyana önünde'da yaralanmış.
Bu yüzden artíık zayıf ve topal olmuş.
Bu küçük altın bir kaseydi. -or- kase idi
ÖnceDaha önceden başka bir beye ait olmuimiş.
Bu bey Viyana önünde'da şehit olmuştu.
you don't need to use "Önünde" for these kind of sentences
“HepsiTüm hediyelerimin içinden bu en değerlisidir” dedi.
Osman bunu çok güzel buldu.
Feedback
It's great. But I would recommend you to study on your repeating mistakes above. Since they are really small details I know that it is easy to miss but they are pretty crucial in speaking Turkish because it affects the structure and meaning in critical ways sometimes. Beside that, I am glad you're studying Turkish. It's a pleasure to correct your texts. Keep up the good and hard work! You're almost there!!
Bir cümle seçiyorum ve aynı bir şeyi söyleyen kolay cümleler yapıyorum.
Ben onları söyleyebileirim.
Padişah kederliydi çünkü Viyana'yaı düşürememişti.
Padişah viezirleriyle saraydamıştydı.
KimseHerkes Padişah'aı görmek istiyordu.
Padişah'a bu ses tanıdık gibiyeldi ama kimin olduğunu unuthatırlayamadı.
Adam ihtiyar görünmüşüyordu, yanakları düşmüştü.
Adam, Padişah onu unutmuşttuğu için kederli olmuşenmişti.
“Sultanım beni unuttular mı?” diye sormuşdu.
Artık Padişah onun sesi tanımıştı, adamın kim olduğunu hatırlamıştı.
Bu Osman beymişdi.
Osman bir serhat beyimişydi.
Viyana önünde yaralanmıştı.
Bu yüzden artíık zayıf ve topal olmuş.
Bu küçük altın bir kaseydi.
Önceden başka bir beye ait olmuş.ti
Ölmeden önce onu Osman’a vermişti.
“HepsiBütün hediyelerimden arasında bu en değerlidir” dedi.
Osman bunu çok güzel buldu.
Padişah ve serhat beyi
Bu metin bir hikaye değil.
Ben bir kitap okuyorum.
Bir cümle seçiyorum ve aynı bir şeyi söyleyen kolay cümleler yapıkuruyorum.
Bazen bir cümleden bazı yeni cümleler yapıkuruyorum.
Sık sık aynı sözcükleri ve ifadeleri kullanıyorum.
Benim cümlelerim kolay.
Ben onları söyleyebileirim.
Padişah kederliydi çünkü Viyana'yaı düşürememişti.
Çok fazla asker ve serdar beyi şehit düşmüştü.
Çok fazla yiğitler yaralı olmuanmıştuı.
Senin cümlen de doğru. Ama bu şekilde kulağa daha doğal geliyor.
Padişah geride İstanbul'a geri gitmişti.
Bir süre sonra İstanbul'da bayram oldu.
Padişah viezirleriyle saraydamıştydı.
Alternatif olarak ; "Padişah vezirleriyle birlikte saraydaydı."
Önemli kişiler Padişah'a hediyelerini gönderiyorlardı.
Birdenbire başka bir odadan bir gürültü duydular.
Kimse Padişah'aı görmek istiyordu.
Padişah'a bu ses tanıdık gibiydi ama kimin olduğunu unuthatırlayamadı.
Vezirler avlunya seğirtti.
Orada bastona yaslanarakn adam vardı.
Adam bastona yaslanarak avluda yürüdü.
Bu adam serhat beyidi.
Vezirler onu yakaladılar.
Padişah, bir süre adamı izledi.
Bir süre adama baktı.
Adam ihtiyar görünmüşüyordu, yanakları düşmüştü.
Ama aynı anda tanıdık gibi görünmüştü.
Adam, Padişah onu unutmuşttuğu için kederli olmuş.
“Sultanım beni unuttular mı?” diye sormuş.
Artık Padişah onun sesini tanımış, adamın kim olduğunu hatırlamış.
Alternatif olarak: "Artık Padişah onun sesinden tanımış, adamın kim olduğunu hatırlamış."
Bu Osman beymiş.
Osman bir serhat beyimiş.
Önceden çok güçlü, büyük bir askerdi.
Viyana önünde yaralanmış.
Bir süre hasta olmuştu.
Bu yüzden artík zayıf ve topal olmuş.
Padişah: “Osman’ım, serhat beyim, gazilerim!”, dedi.
Osman gülümsedi.
Artık kederli değildi.
Osman’'da Padişah için bir hediye vardı.
Bu küçük altın bir kaseydi.
Önce başka bir beye ait olmuş.
Senin cümlen doğru, ama bu şekilde daha doğal: "Önceden başka bir beye aitmiş."
Bu bey Viyana önünde şehit olmuştu.
Ölmeden önce onu Osman’a vermiş.
Padişah kaseyi aldı.
“Hepsi hediyelerimden bu en değerlidir” dedi.
Doğru cümle: " Bütün hediyelerimin içindeki en değerlisi budur."
Osman bu çok güzel buldu.
Osman buna çok mutlu oldu.
Feedback
Gayet güzel. Çok daha iyi olacaksın.
Vezirler onu yakaladılar. Vezirler onu yakaladı |
Çok fazla asker ve serdar beyi şehit düşmüştü. This sentence has been marked as perfect! Çok fazla asker ve serdar bey |
Adamla birlikte Padişaha doğru döndüler. |
Padişah ve serhat beyi This sentence has been marked as perfect! |
Bu metin bir hikaye değil. This sentence has been marked as perfect! |
Ben bir kitap okuyorum. This sentence has been marked as perfect! |
Bir cümle seçiyorum ve aynı bir şey söyleyen kolay cümleler yapıyorum. Bir cümle seçiyorum ve aynı Bir cümle seçiyorum ve Bir cümle seçiyorum ve aynı |
Bazen bir cümleden bazı yeni cümleler yapıyorum. Bazen bir cümleden bazı yeni cümleler |
Sık sık aynı sözcükler ve ifadeler kullanıyorum. Sık sık aynı sözcükleri ve ifadeleri kullanıyorum. Sık sık aynı sözcükleri ve ifadeleri kullanıyorum. your sentence must include the answer to the question "what" to specify or point out the object in the sentence* it is almost crucial in Turkish lang |
Benim cümlelerim kolay. This sentence has been marked as perfect! |
Ben onları söylebilerim. |
Padişah kederliydi çünkü Viyana'ya düşürememişti. Padişah kederliydi çünkü Viyana'y Padişah kederliydi çünkü Viyana'y Padişah kederliydi çünkü Viyana'y |
Çok fazla yiğitler yaralı olmuştu. Çok fazla yiğitler yaral Senin cümlen de doğru. Ama bu şekilde kulağa daha doğal geliyor. Çok fazla yiğit |
Padişah geride İstanbul'a gitmişti. Padişah Padişah I didn't really understand what the actual sentence was but I assume that it it "the sultan had turned İstanbul back*" |
Bir süre sonra İstanbul'da bayram oldu. This sentence has been marked as perfect! |
Padişah vizirleriyle saraydamıştı. Padişah v Alternatif olarak ; "Padişah vezirleriyle birlikte saraydaydı." Padişah v Padişah v |
Önemli kişiler Padişah'a hediyelerini gönderiyorlardı. This sentence has been marked as perfect! |
Birdenbire başka bir odadan bir gürültü duydular. This sentence has been marked as perfect! |
Kimse Padişah'a görmek istiyordu. Kimse Padişah'
you can make this sentence in 2 certain way: If you end it with a positive meaning, you should say "herkes", but if you will en it in a negative form you should use "kimse" - herkes istiyordu/kimse istemiyordu- Above you started it with a negative pronoun but ended with a positive way. Might be tricky I understand. |
Padişah'a bu ses tanıdık gibiydi ama kimin olduğunu unutamadı. Padişah'a bu ses tanıdık gibiydi ama kimin olduğunu Padişah'a bu ses tanıdık g
|
Vezirler avluna seğirtti. Vezirler avlu Vezirler avluna seğirtti. I'm afraid this might literally have no meaning at all |
Orada bastona yaslanarak adamdı. Orada bastona yaslana Orada bastona yaslana |
Adam bastona yaslanarak avluda yürüdü. This sentence has been marked as perfect! |
Bu adam serhat beyidi. This sentence has been marked as perfect! Bu adam serhat bey idi. |
Adam, Padişahın huzuruna alındı. |
Padişah, bir süre adamı izledi. This sentence has been marked as perfect! |
Bir süre adama baktı. This sentence has been marked as perfect! |
Adam ihtiyar görünmüş, yanakları düşmüştü. Adam ihtiyar görün Adam ihtiyar görün Adam ihtiyar görün |
Ama aynı anda tanıdık gibi görünmüştü. This sentence has been marked as perfect! |
Adam, Padişah onu unutmuştu için kederli olmuş. Adam, Padişah onu unut Adam, Padişah onu unut Adam, Padişah onu unut |
“Sultanım beni unuttular mı?” diye sormuş. This sentence has been marked as perfect! “Sultanım beni unuttular mı?” diye sor “Sultanım beni unuttular mı?” diye sor this sentence might as well end with sormuş* and would be correct but you should keep in mind that dı-di and mış-miş differ in meaning (mış-miş is for reported speech) |
Artık Padişah onun sesi tanımış, adamın kim olduğunu hatırlamış. Artık Padişah onun sesini tanımış, adamın kim olduğunu hatırlamış. Alternatif olarak: "Artık Padişah onun sesinden tanımış, adamın kim olduğunu hatırlamış." Artık Padişah onun sesi tanımıştı, adamın kim olduğunu hatırlamıştı. Artık Padişah onun sesini tanımış, adamın kim olduğunu hatırlamış. |
Bu Osman beymiş. This sentence has been marked as perfect! Bu Osman bey |
Osman bir serhat beyimiş. This sentence has been marked as perfect! Osman bir serhat beyi Osman bir serhat beyimiş. not sure since both of them are custom names* depends on the context |
Önce çok güçlü, büyük bir askerdi. Önceden çok güçlü, büyük bir askerdi. Önceleri/Eskiden çok güçlü, büyük bir askerdi. |
Viyana önünde yaralanmış. This sentence has been marked as perfect! Viyana önünde yaralanmıştı. Viyana |
Bir süre hasta olmuştu. This sentence has been marked as perfect! |
Bu yüzden artík zayıf ve topal olmuş. This sentence has been marked as perfect! Bu yüzden art Bu yüzden art |
Padişah: “Osman’ım, serhat beyim, gazilerim!”, dedi. This sentence has been marked as perfect! |
Osman gülümsedi. This sentence has been marked as perfect! |
Artık kederli değildi. This sentence has been marked as perfect! |
Osman’da Padişah için bir hediye vardı. Osman |
Bu küçük altın bir kasedi. Bu küçük altın bir kaseydi. Bu küçük altın bir kaseydi. Bu küçük altın bir kaseydi. -or- kase idi |
Önce başka bir beye ait olmuş. Önce başka bir beye ait olmuş. Senin cümlen doğru, ama bu şekilde daha doğal: "Önceden başka bir beye aitmiş." Önceden başka bir beye ait
|
Bu bey Viyana önünde şehit olmuştu. This sentence has been marked as perfect! Bu bey Viyana you don't need to use "Önünde" for these kind of sentences |
Ölmeden önce onu Osman’a vermiş. This sentence has been marked as perfect! Ölmeden önce onu Osman’a vermişti. |
Padişah kaseyi aldı. This sentence has been marked as perfect! |
“Hepsi hediyelerimden bu en değerlidir” dedi. “Hepsi hediyelerimden bu en değerlidir” dedi. Doğru cümle: " Bütün hediyelerimin içindeki en değerlisi budur." “ “ |
Osman bu çok güzel buldu. Osman bu çok güzel buldu. Osman buna çok mutlu oldu. Osman bunu çok güzel buldu. Osman bunu çok güzel buldu. |
Ben onları söyleyebilerim. Ben onları söyleyebil Ben onları söyleyebil Ben onları söyleyebil |
You need LangCorrect Premium to access this feature.
Go Premium