watreedisishomie2's avatar
watreedisishomie2

Dec. 16, 2020

0
Shortsentences27

1. Genellikle beyzbol izlerken Fındıklı kase dolu yerim ve soğuk bira içerim, ama her gün bira içmem. Usually while watching baseball i will eat a bowl full of peanuts and i drink cold beer, but I don't drink beer everyday.

2. Yarın, Emine yaptığı aşure tüm komşularına teslim edecek. Tomorrow, Emine will deliver the aşure she made to all her neighbors.

3. Nasıl her şeyi müşterilerimize teslim edecek miyiz? How will we deliver everything to our costumers?

4. Çeşme sokaktaki evine olan tehlikeli köpekleri hiç teslim etmeyeceğim, dün gece onlar benden peşinden koştu. I will not deliver to the house on çeşme Street which has dangerous dogs anymore, last night they chased me.

5. Amazon için çalışırken her gün farklı kargo teslim ederdim. While working for Amazon, i delivered different cargo everyday.

6. Düğünümüz için bir salon kiraya arıyoruz. We are searching to rent a hall for our wedding.

7. Sonraki hafta Murat, benimle yaşamaya başlayacak, şu an kiram pahalı olmayacak. Next week, Murat will start living with me, now my rent won't be expensive.

8. Antalya şehrin merkezindeki bir daire kira benim için çok pahalı. The rent of an apartment in downtown Antalya is very expensive for me.

9. Zonguldaktaki dağın eteğinde güzel ev kiralıyoruz da denizden uzak değil. We are renting a nice house which in Zonguldak at the foot of a mountain, also its not far from the sea.

10. Elif, benim duygularımı yanlış anladın, onu iyi bir insan düşünüyorum ama erkek arkadaşını olmak istemiyorum. Elif misunderstood my feelings, i think she is a good person but i don't want to be her boyfriend.

11. Beni yanlış anladın, tabağımda hiç mayonez istemedim. You misunderstood me, i did not want any mayo on my plate.

12. , seni yanlış anladım, yine tekrar edebilir misin? i misunderstood you, can you repeat it again?

13. Yaz boyunca bütün turistler sahillere akın ederler, güneşlenmek ve yüzmek için giderler . During summer, all the tourist flock to the beaches, they go for sunbathing and for swimming.

14. Kış boyunca Amerika'nın kuzey eyaletlerinde yaşayan insanlar Florida'ya giderler, orada kış mevsimi çok zor değil. During winter, people who live in the northern states of America go to Florida, the winter season is not hard there.

15. Karıncalar, Piknik masanın altındaki ölüyen kerkenkele akın ediyor. The ants are flocking to the dead lizard which is under the picnic table.

16. Bazen rüyalarımda bir şey beni dadanıyor ama onu bilmiyorum. Sometimes something haunts me in my dreams, but I don't know what it is.

17. Eğer kötü çocuğu olmaya devam edersen hayaletler senin rüyalarında dadanacaklar. If you continue to be a bad child, ghosts will haunt you in your dreams.

18. Mukaddes'le bağda yürürken hafta sonu için planımızı hakkında bahsettik, bir filmi izlemeye beraber karar verdik. While walking in the vineyard with Mukaddes, we talked about our plans for the weekend, we decided to watch a movie together.

19. Mukaddes,biz filmi izlemeyi önce patlamış mısırı için kaseye ihtiyacımız var. Mukaddes, before we watch the movie, we need a bowl for the popcorn.

20. Emine ders çalışırken kirazlı kase olan dolu ona götüreceğim, bence sabahtan beri hiç yememişti. While Emine is studying, I will take a bowl full of cherries to her, i think she hasn't eaten since the morning.

Corrections (1)
Correction Settings
Choose how corrections are organized

Only show inserted text
Word-level diffs are planned for a future update.

Beni yanlış anladın, tabağımda hiç mayonez istemedim.

Yaz boyunca bütün turistler sahillere akın ederler, güneşlenmek ve yüzmek için giderler .

Kış boyunca Amerika'nın kuzey eyaletlerinde yaşayan insanlar Florida'ya giderler, orada kış mevsimi çok zor değil.

watreedisishomie2's avatar
watreedisishomie2

Dec. 22, 2020

0

Emine ders çalışırken kiraz dolu kaseyi olan dolu ona götüreceğim, bence o sabahtan beri hiç bir şey yememişti.

sila's avatar
sila

Dec. 23, 2020

0
watreedisishomie2's avatar
watreedisishomie2

Dec. 24, 2020

0

Shortsentences27


1. Genellikle beyzbol izlerken Fındıklı kase dolu yerim ve soğuk bira içerim, ama her gün bira içmem.


1. Genellikle beyzbol izlerken Fındıklıbir kase dolusu fındık yerim ve soğuk bira içerim, ama her gün bira içmem. 1. Genellikle beyzbol izlerken bir kase dolusu fındık yerim ve soğuk bira içerim, ama her gün bira içmem.

Usually while watching baseball i will eat a bowl full of peanuts and i drink cold beer, but I don't drink beer everyday.


2. Yarın, Emine yaptığı aşure tüm komşularına teslim edecek.


2. Yarın, Emine yaptığı aşure tüm komşularına teslim edecedağıtacak. 2. Yarın, Emine yaptığı aşure tüm komşularına dağıtacak.

If the neighbors paid for the aşure, teslim etmek could be use.

Tomorrow, Emine will deliver the aşure she made to all her neighbors.


3. Nasıl her şeyi müşterilerimize teslim edecek miyiz?


3. Nasıl her şeyi müşterilerimize teslim edecek miyğiz? 3. Nasıl her şeyi müşterilerimize teslim edeceğiz?

soru kelimeleri and mi couldn't use together.

How will we deliver everything to our costumers?


4. Çeşme sokaktaki evine olan tehlikeli köpekleri hiç teslim etmeyeceğim, dün gece onlar benden peşinden koştu.


4. ÇArtık çeşme sokaktaki evine olan tehlikeli köpekleri hiç teslim etmeyeceğim, dün gece onlar benden peşinden koştuğına teslim yapmayacağım çünkü oradaki tehlikeli köpekler geçen gece beni kovaladılar. 4. Artık çeşme sokağına teslim yapmayacağım çünkü oradaki tehlikeli köpekler geçen gece beni kovaladılar.

I will not deliver to the house on çeşme Street which has dangerous dogs anymore, last night they chased me.


5. Amazon için çalışırken her gün farklı kargo teslim ederdim.


5. Amazon için çalışırken her gün farklı bir kargo teslim ederdim. 5. Amazon için çalışırken her gün farklı bir kargo teslim ederdim.

While working for Amazon, i delivered different cargo everyday.


6. Düğünümüz için bir salon kiraya arıyoruz.


6. Düğünümüz için bir salon kiraya arıyoruz. 6. Düğünümüz için bir salon arıyoruz.

there is no need for using kira.

We are searching to rent a hall for our wedding.


7. Sonraki hafta Murat, benimle yaşamaya başlayacak, şu an kiram pahalı olmayacak.


7. SonraÖnümüzdeki hafta, Murat, benimle yaşamaya başlayacak, şu anondan sonra kiram pahalı olmayacak. 7. Önümüzdeki hafta, Murat benimle yaşamaya başlayacak, ondan sonra kiram pahalı olmayacak.

Next week, Murat will start living with me, now my rent won't be expensive.


8. Antalya şehrin merkezindeki bir daire kira benim için çok pahalı.


8. Antalya şehrin merkezindeki bir daire kira benim için çoklamak bana pahalı geldi. 8. Antalya şehrin merkezindeki bir daire kiralamak bana pahalı geldi.

The rent of an apartment in downtown Antalya is very expensive for me.


9. Zonguldaktaki dağın eteğinde güzel ev kiralıyoruz da denizden uzak değil.


9. Zonguldaktaki dağının eteğinde güzel bir ev kiralıyoruz daüstelik denizden de uzak değil. 9. Zonguldak dağının eteğinde güzel bir ev kiralıyoruz üstelik denizden de uzak değil.

We are renting a nice house which in Zonguldak at the foot of a mountain, also its not far from the sea.


10.


Elif, benim duygularımı yanlış anladın, onu iyi bir insan düşünüyorum ama erkek arkadaşını olmak istemiyorum.


Elif, benim duygularımı yanlış anladın, onun iyi bir insan olduğunu düşünüyorum ama onun erkek arkadaşı olmak istemiyorum. Elif, benim duygularımı yanlış anladı, onun iyi bir insan olduğunu düşünüyorum ama onun erkek arkadaşı olmak istemiyorum.

Elif misunderstood my feelings, i think she is a good person but i don't want to be her boyfriend.


11.


Beni yanlış anladın, tabağımda hiç mayonez istemedim.


This sentence has been marked as perfect!

You misunderstood me, i did not want any mayo on my plate.


12. , seni yanlış anladım, yine tekrar edebilir misin?


12. , seni yanlış anladım, yine tekrar edebilir misin? 12. , seni yanlış anladım, tekrar edebilir misin?

yine = tekrar etmek they have overall same meaning.

i misunderstood you, can you repeat it again?


13.


Yaz boyunca bütün turistler sahillere akın ederler, güneşlenmek ve yüzmek için giderler .


This sentence has been marked as perfect!

During summer, all the tourist flock to the beaches, they go for sunbathing and for swimming.


14.


Kış boyunca Amerika'nın kuzey eyaletlerinde yaşayan insanlar Florida'ya giderler, orada kış mevsimi çok zor değil.


This sentence has been marked as perfect!

During winter, people who live in the northern states of America go to Florida, the winter season is not hard there.


15.


Karıncalar, Piknik masanın altındaki ölüyen kerkenkele akın ediyor.


Karıncalar, Piknik masanın altındaki ölüyen kerktenkeleye akın ediyor. Karıncalar, Piknik masanın altındaki ölü kertenkeleye akın ediyor.

The ants are flocking to the dead lizard which is under the picnic table.


16.


Bazen rüyalarımda bir şey beni dadanıyor ama onu bilmiyorum.


Bazen rüyalarımda, bana bir şey beniler dadanıyor ama one olduğunu bilmiyorum. Bazen rüyalarımda, bana bir şeyler dadanıyor ama ne olduğunu bilmiyorum.

Sometimes something haunts me in my dreams, but I don't know what it is.


17.


Eğer kötü çocuğu olmaya devam edersen hayaletler senin rüyalarında dadanacaklar.


Eğer kötü çocuğuk olmaya devam edersen hayaletler seninana rüyalarında dadanacaklardır. Eğer kötü çocuk olmaya devam edersen hayaletler sana rüyalarında dadanacaklardır.

If you continue to be a bad child, ghosts will haunt you in your dreams.


18.


Mukaddes'le bağda yürürken hafta sonu için planımızı hakkında bahsettik, bir filmi izlemeye beraber karar verdik.


Mukaddes'le bağda yürürken hafta sonu için planımızı hakkında bahsettik,konuştuk ve bir filmi izlemeye beraber karar verdik. Mukaddes'le bağda yürürken hafta sonu için planımız hakkında konuştuk ve bir filmi izlemeye beraber karar verdik.

While walking in the vineyard with Mukaddes, we talked about our plans for the weekend, we decided to watch a movie together.


19.


Mukaddes,biz filmi izlemeyi önce patlamış mısırı için kaseye ihtiyacımız var.


Mukaddes,biz filmi izlemeyiden önce bir kase patlamış mısırı için kaseyea ihtiyacımız var. Mukaddes, film izlemeden önce bir kase patlamış mısıra ihtiyacımız var.

Mukaddes, before we watch the movie, we need a bowl for the popcorn.


20.


Emine ders çalışırken kirazlı kase olan dolu ona götüreceğim, bence sabahtan beri hiç yememişti.


Emine ders çalışırken kiraz dolu kaseyi olan dolu ona götüreceğim, bence o sabahtan beri hiç bir şey yememişti. Emine ders çalışırken kiraz dolu kaseyi olan dolu ona götüreceğim, bence o sabahtan beri hiç bir şey yememişti.

While Emine is studying, I will take a bowl full of cherries to her, i think she hasn't eaten since the morning.


You need LangCorrect Premium to access this feature.

Go Premium