Dec. 24, 2020
1. Tennese'deyken çok üşüdüm soğuk hava burnuma acıtıyordu. While I was in Tennessee i was very cold, the cold air was hurting my nose.
2. Odamdayken üşüdüm ama dışarıda soğuk değil. While I was in my room i was cold, but it's not cold outside.
3. Şu an üşüyorum, sobaya gidiyorum, orada biraz daha iyi hissedeceğim. I'm cold right now, I'm going to the stove, I'll will feel a bit better there.
4. Sokakta biz yürürken ben ve Serbest kahve almak için gittik çünkü üşümeye olduk . While we were walking on the street me and Serbest went to buy coffee because we became cold.
5. Fırtına önce geldi panayırdan eve gittim, biraz mutsuzduduk ama paynayirdan keyif aldık. Before the storm came, we went home from the fair, we were sad but we enjoyed the fair.
6. Kırmızı perdeler siyahtan odamı için daha iyi yapışacak. Red curtains will suit my room better than black curtains.
7. Ailem bildiği marangoz tarafından masamız yenilenecek. Our table will renewed by a carpenter that my family knows.
8. Sonraki yıl en sevdiğim dizi başka sezon için yenilenmeyeck. Next year my favorite series will not be renewed for another season.
9. Hanımefendi pamuk yatak çarşafından ziyade ipeği seçti. The lady chose the silk bed sheets over the cotton sheets.
10. Erken sabah saatlerinde Balık tutma yolcuğumuz için deniz açılmaya yola koyulacağız. We will set off to sail for our fishing trip in the early morning hours.
11. Yarın, erken uyanmız lazım çünkü öğle'de Kolombia'ya giden gemimizi deniz açılacak. Tomorrow we need to wake up early because our ship to Colombia will set sail in the afternoon.
12. McDonalds'nın önünde oturan evsiz yarlaran adamı onun için bir kahve almak bana sordu. The homeless man who is sitting and begging asked me to buy him a coffee.
13. Kız kardeşim, Anne babamıza yeni cep telefonu için yavlarıyordu, şimdi odasına küplere binmekte gitti. My sister was begging my our parents for a new cellphone, now she went to her room in a rage.
14. Biz Balık tutarken, geçen yanından teknedeki insanlara el salladık. While we were fishing, we waved at the people on the boat the passed by.
15. Valizimin içine mühim kağıtlar koydum,bunları yarın işe getirmem gerek. I put the important papers into my suitcase, tomorrow i need to bring them to work.
16. Yolculuğumuz başlamaktan önce valizimi temizlemem gerek üstünde biraz toz var. I need to clean my suitcase before our trip, there is dust on it.
17. Evimize tablolar ihtiyacı var belki hayvan tabloları alabiliriz. Our house needs paintings, maybe we can buy animal paintings.
18. Ali'nin evinin içinde bir kaç havalı tablolar vardı ama en sevdiğim tablo banyoya giden koridordaki kiraz tablosudu. There was a few cool paintings inside Ali's house, but my favorite was the cherry painting in the corridor which leads to the bathroom.
19. Cansu'nun babası kız çocuğuna el sallamamalıyım olduğu beni gizlice talep görmüştü Cansu's dad had secretly demanded me that i should not wave at his daughter.
20. Mehmet, Her Çarşamba günüde köpeğimin yeni bir resimi talep görürdü. Mehmet would demand a new picture of my dog every Wednesday.
21. Çocukken uyumaya gitmekten önce ardiye dolabınki biraz tatlı yerdim. When i was a child, before going to sleep i would eat sweets from the cabinets.
22. Sümeyye beni alay ederdi çünkü farelerden korkuyordum. Sümeyye would tease me because i was scared of mice.
23. Beni alay ediyorlar çünkü aldığım yeni ayakkabılar, bence onları benden kıskanıyorlar. They are teasing me because of my new shoes i bought, in my opinion they are jealous of me
1. Tennese'deyken çok üşüdüm ve soğuk hava burnumau acıtıyordu.
1. Tennese'deyken çok üşüdüm ve soğuk hava burnumu acıtıyordu.
2. Odamdayken üşüdüm ama dışarıdası soğuk değil.
2. Odamdayken üşüdüm ama dışarısı soğuk değil.
3. Şu an üşüyorum,düğüm için sobaya gidiyorum, orada biraz daha iyi hissedeceğim.
3. Şu an üşüdüğüm için sobaya gidiyorum, orada biraz daha iyi hissedeceğim.
Şu an üşüdüğüm için sobaya yanaşıyorum, orada daha iyi hissederim.
Your sentence is true but it is too basic. I also used "yanaşmak", it aplies when you and stove are in the same room but there is distance and you went right side of the stove.
4. Sokakta biz yürürken, ben ve Serbest kahve almak içinya gittik çünkü üşümeye olyorduk .
4. Sokakta yürürken, ben ve Serbest kahve almaya gittik çünkü üşüyorduk.
5. Fırtına önce geldi panayırdan eve gittim, biraz mutsuzduduk ama paynayirdan keyif aldıkgelmeden önce, fuardan eve gittik bu da bizi biraz üzdü. Ama fuar eğlenceliydi.
5. Fırtına gelmeden önce, fuardan eve gittik bu da bizi biraz üzdü. Ama fuar eğlenceliydi.
6. Kırmızı perdeler siyahtan odamı içinların yerine odama daha iyiçok yapkışacak.
6. Kırmızı perdeler siyahların yerine odama daha çok yakışacak.
7. Ailem bildiği tanıdığı olan marangoz tarafından masamız yenilenecek.
7. Aile tanıdığı olan marangoz tarafından masamız yenilenecek.
8. Sonraki yıl eEn sevdiğim dizi başka sezon için yenilenönümüzdeki sezon çekilmeyecek.
8. En sevdiğim dizi önümüzdeki sezon çekilmeyecek.
9. Hanımefendi, pamuk yatak çarşafından ziyade ipeğik olanı seçti.
9. Hanımefendi, pamuk yatak çarşafından ziyade ipek olanı seçti.
ESabahın erken sabah saatlerinde Bbalık tutma yolcuğumuzk için denize açılmaya yola koyulacağız.
Sabahın erken saatlerinde balık tutmak için denize açılacağız.
Yarın, erkenden uyanmamız lazım çünkü öğle'de vakti Kolombiya'ya giden gemimizi denize açılacak.
Yarın, erkenden uyanmamız lazım çünkü öğle vakti Kolombiya'ya giden gemimiz denize açılacak.
McDonalds'nın önünde oturadilenen evsiz yarlaran adamı onun için bir kahve almak bana sorduadam, benden ona kahve almamı istedi.
McDonalds'ın önünde dilenen evsiz adam, benden ona kahve almamı istedi.
Kız kardeşim, Anne babamıza yeni bir cep telefonu için yavlannemlere yalvarıyordu, şimdi odasına küplere binmektiş bir şekilde gitti.
Kız kardeşim yeni bir cep telefonu için annemlere yalvarıyordu, odasına küplere binmiş bir şekilde gitti.
Biz Balık tutarken, geçen yanındayanımızdan geçen teknedeki insanlara el salladık.
Balık tutarken, yanımızdan geçen teknedeki insanlara el salladık.
Valizimin içine mühim kağıtlar koydum,bunları yarın işe getirmem gerek.
Yolculuğumuz başlamakta çıkmadan önce valizimi temizlemem gerek üstülazım çünkü üzerinde biraz karış toz var.
Yolculuğa çıkmadan önce valizimi temizlemem lazım çünkü üzerinde bir karış toz var.
Evimizein tablolara ihtiyacı var, belki hayvan tabloları alabiliriırız.
Evimizin tablolara ihtiyacı var, belki hayvan tabloları alırız.
Ali'nin evinin içinde bir kaç tane havalı tablolar vardı ama en sevdiğim tablo, banyoya giden koridordaki kiraz tablosuydu. Ali'nin evinin içinde bir kaç tane havalı tablolar vardı ama en sevdiğim tablo, banyoya giden koridordaki kiraz tablosuydu.
Cansu'nun babası kız çocuğubenden kızına el sallamamalıyım olduğu beni gizlice talep görmüştü Cansu's dad had secretly demanded me that i should not wave at his daughtermı gizlice istemişti.
Cansu'nun babası benden kızına el sallamamamı gizlice istemişti.
Mehmet, Hher Ççarşamba günüde köpeğimin yeni bir resimini talep görüederdüi.
Mehmet, her çarşamba köpeğimin yeni bir resmini talep ederdi.
or " Mehmet, her çarşamba köpeğimin yeni bir resmini görmek isterdi."
Çocukken, uyumaya gitmektden önce ardiye dolabınkidolaptan biraz tatlı alıp yerdim.
Çocukken, uyumaya gitmeden önce dolaptan biraz tatlı alıp yerdim.
ardiye is an old word, I don't know if the people still use it.
Sümeyye benimle alay ederdi çünkü farelerden korkuyordum. Sümeyye benimle alay ederdi çünkü farelerden korkuyordum.
kiminle?-- benimle
BYeni alay ediyorlar çünkü aldığım yeni ayakkabılar, bence ondan dolayı benimle alay ediyorları, bendence sadece beni kıskanıyorlar.
Yeni aldığım ayakkabılardan dolayı benimle alay ediyorlar, bence sadece beni kıskanıyorlar.
|
7. Ailem bildiği marangoz tarafından masamız yenilenecek.
7. Aile |
|
Shortsentences28 |
|
1. Tennese'deyken çok üşüdüm soğuk hava burnuma acıtıyordu.
1. Tennese'deyken çok üşüdüm ve soğuk hava burnum |
|
While I was in Tennessee i was very cold, the cold air was hurting my nose. |
|
2. Odamdayken üşüdüm ama dışarıda soğuk değil.
2. Odamdayken üşüdüm ama dışarı |
|
While I was in my room i was cold, but it's not cold outside. |
|
3. Şu an üşüyorum, sobaya gidiyorum, orada biraz daha iyi hissedeceğim.
3. Şu an üşü Şu an üşüdüğüm için sobaya yanaşıyorum, orada daha iyi hissederim. Your sentence is true but it is too basic. I also used "yanaşmak", it aplies when you and stove are in the same room but there is distance and you went right side of the stove. |
|
I'm cold right now, I'm going to the stove, I'll will feel a bit better there. |
|
4. Sokakta biz yürürken ben ve Serbest kahve almak için gittik çünkü üşümeye olduk .
4. Sokakta |
|
While we were walking on the street me and Serbest went to buy coffee because we became cold. |
|
5. Fırtına önce geldi panayırdan eve gittim, biraz mutsuzduduk ama paynayirdan keyif aldık.
5. Fırtına |
|
Before the storm came, we went home from the fair, we were sad but we enjoyed the fair. |
|
6. Kırmızı perdeler siyahtan odamı için daha iyi yapışacak.
6. Kırmızı perdeler siyah |
|
Red curtains will suit my room better than black curtains. |
|
Our table will renewed by a carpenter that my family knows. |
|
8. Sonraki yıl en sevdiğim dizi başka sezon için yenilenmeyeck.
8. |
|
Next year my favorite series will not be renewed for another season. |
|
9. Hanımefendi pamuk yatak çarşafından ziyade ipeği seçti.
9. Hanımefendi, pamuk yatak çarşafından ziyade ipe |
|
The lady chose the silk bed sheets over the cotton sheets. |
|
10. |
|
Erken sabah saatlerinde Balık tutma yolcuğumuz için deniz açılmaya yola koyulacağız.
|
|
We will set off to sail for our fishing trip in the early morning hours. |
|
11. |
|
Yarın, erken uyanmız lazım çünkü öğle'de Kolombia'ya giden gemimizi deniz açılacak.
Yarın, erkenden uyanmamız lazım çünkü öğle |
|
Tomorrow we need to wake up early because our ship to Colombia will set sail in the afternoon. |
|
12. |
|
McDonalds'nın önünde oturan evsiz yarlaran adamı onun için bir kahve almak bana sordu.
McDonalds' |
|
The homeless man who is sitting and begging asked me to buy him a coffee. |
|
13. |
|
Kız kardeşim, Anne babamıza yeni cep telefonu için yavlarıyordu, şimdi odasına küplere binmekte gitti.
Kız kardeşim |
|
My sister was begging my our parents for a new cellphone, now she went to her room in a rage. |
|
14. |
|
Biz Balık tutarken, geçen yanından teknedeki insanlara el salladık.
|
|
While we were fishing, we waved at the people on the boat the passed by. |
|
15. |
|
Valizimin içine mühim kağıtlar koydum,bunları yarın işe getirmem gerek. This sentence has been marked as perfect! |
|
I put the important papers into my suitcase, tomorrow i need to bring them to work. |
|
16. |
|
Yolculuğumuz başlamaktan önce valizimi temizlemem gerek üstünde biraz toz var.
Yolculuğ |
|
I need to clean my suitcase before our trip, there is dust on it. |
|
17. |
|
Evimize tablolar ihtiyacı var belki hayvan tabloları alabiliriz.
Evimiz |
|
Our house needs paintings, maybe we can buy animal paintings. |
|
18. |
|
Ali'nin evinin içinde bir kaç havalı tablolar vardı ama en sevdiğim tablo banyoya giden koridordaki kiraz tablosudu. Ali'nin evinin içinde bir kaç tane havalı tablolar vardı ama en sevdiğim tablo, banyoya giden koridordaki kiraz tablosuydu. Ali'nin evinin içinde bir kaç tane havalı tablolar vardı ama en sevdiğim tablo, banyoya giden koridordaki kiraz tablosuydu. |
|
There was a few cool paintings inside Ali's house, but my favorite was the cherry painting in the corridor which leads to the bathroom. |
|
19. |
|
Cansu'nun babası kız çocuğuna el sallamamalıyım olduğu beni gizlice talep görmüştü Cansu's dad had secretly demanded me that i should not wave at his daughter.
Cansu'nun babası |
|
20. |
|
Mehmet, Her Çarşamba günüde köpeğimin yeni bir resimi talep görürdü.
Mehmet, or " Mehmet, her çarşamba köpeğimin yeni bir resmini görmek isterdi." |
|
Mehmet would demand a new picture of my dog every Wednesday. |
|
21. |
|
Çocukken uyumaya gitmekten önce ardiye dolabınki biraz tatlı yerdim.
Çocukken, uyumaya gitme ardiye is an old word, I don't know if the people still use it. |
|
When i was a child, before going to sleep i would eat sweets from the cabinets. |
|
22. |
|
Sümeyye beni alay ederdi çünkü farelerden korkuyordum. Sümeyye benimle alay ederdi çünkü farelerden korkuyordum. Sümeyye benimle alay ederdi çünkü farelerden korkuyordum. kiminle?-- benimle |
|
Sümeyye would tease me because i was scared of mice. |
|
23. |
|
Beni alay ediyorlar çünkü aldığım yeni ayakkabılar, bence onları benden kıskanıyorlar.
|
|
They are teasing me because of my new shoes i bought, in my opinion they are jealous of me |
You need LangCorrect Premium to access this feature.
Go Premium