spionen's avatar
spionen

Aug. 9, 2020

0
Kraliçe ve hizmetçi

Fransız hizmetçi olan dünyanın en güzel kadın sarayda çalışmış. Hizmetçinin kralın dikkatini çektiği için kraliçe çok kıskanç olmuş. İntikam almak için kraliçe onun zayıflığı bulmuş: ÇİKOLATA. Sarayın her yerinde çikolata koymaya başlamış ve çok geçmeden hizmetçi duba gibi olmuş.


The most beautiful woman in the world, a French maid, was working in the palace. The queen was very jealous of her because the maid attracted the king's attention. To get revenge, the queen found out her weakness: CHOCOLATE. She started putting chocolate everywhere in the palace and within a short time, the maid ballooned up.

Corrections (2)
Correction Settings
Choose how corrections are organized

Only show inserted text
Word-level diffs are planned for a future update.
0

Kraliçe ve hizmetçi

spionen's avatar
spionen

Aug. 9, 2020

0
seitz's avatar
seitz

Aug. 11, 2020

0

Fransız bir hizmetçi olan dünyanın en güzel kadını, bir sarayda çalışmış.

sila's avatar
sila

Aug. 11, 2020

0
sila's avatar
sila

Aug. 11, 2020

0

Kraliçe ve hizmetçi


This sentence has been marked as perfect!

Fransız hizmetçi olan dünyanın en güzel kadın sarayda çalışmış.


Fransız bir hizmetçi olan dünyanın en güzel kadını, bir sarayda çalışmış. Fransız bir hizmetçi olan dünyanın en güzel kadını, bir sarayda çalışmış.

Fransız bir hizmetçi olan dünyanın en güzel kadını eskiden bir sarayda çalışmış. Fransız bir hizmetçi olan dünyanın en güzel kadını eskiden bir sarayda çalışmış.

Hizmetçinin kralın dikkatini çektiği için kraliçe çok kıskanç olmuş.


Hizmetçinin kralın dikkatilgisini çektiği için kraliçeince, kraliçe hizmetçiyi çok kıskanç olmuş. Hizmetçi kralın ilgisini çekince, kraliçe hizmetçiyi çok kıskanş.

Ya da, Kraliçe, hizmetçiyi kralın dikkatini çektiği için çok kıskanmış. Kraliçe, kralın ilgisini çeken hizmetçiyi çok kıskanmış. ilgi çekmek (veya uyandırmak) çevresinde ilgiyi, dikkati ve merakı üzerine toplamak, alaka çekmek, alaka toplamak veya alaka uyandırmak: "Öyle bir renk olmalı ki hemen karşıdan hem ilgi uyandırmalı hem de insan etkilenmeli." - Muzaffer İzgü (biri) dikkat (veya dikkati) çekmek 1. mecaz ilgi toplamak: "Hangi konudan söz etse dikkati çekecek bir hava veriyor." - Necati Cumalı 2. mecaz göze batmak, fark edilmek: "Bu kadın iyi terzi elinden çıkmış koyu renk elbiseleri içinde biçimli vücuduyla az sonra dikkati çeker." - Refik Halit Karay

Hizmetçinin kralın dikkatini çektiği için kraliçe kralı çok kıskanç olmuırmış. Hizmetçi kralın dikkatini çektiği için kraliçe kralı çok kıskanırmış.

İntikam almak için kraliçe onun zayıflığı bulmuş: ÇİKOLATA.


İntikam almak içisteyen kraliçe bir şekilde onun zayıflığı bulmuş: ÇİKOLATA. İntikam almak isteyen kraliçe bir şekilde onun zayıflığı bulmuş: ÇİKOLATA.

İntikam almak için kraliçe onuhizmetçinin zayıflığı bulmuş: ÇİKOLATA. İntikam almak için kraliçe hizmetçinin zayıflığı bulmuş: ÇİKOLATA.

Sarayın her yerinde çikolata koymaya başlamış ve çok geçmeden hizmetçi duba gibi olmuş.


Sarayın her yerinde* çikolata koymaya başlamış ve çok geçmeden hizmetçi de duba gibi olmuş. Sarayın her yerine* çikolata koymaya başlamış ve çok geçmeden hizmetçi de duba gibi olmuş.

Duba gibi olmayı bildiğin için şaşırdım.

Sarayın her yerinde çikolatalar koymaya başlamış ve çok geçmeden hizmetçi duba gibi olmuş. Sarayın her yerinde çikolatalar koymaya başlamış ve çok geçmeden hizmetçi duba gibi olmuş.

You need LangCorrect Premium to access this feature.

Go Premium