spionen's avatar
spionen

Nov. 24, 2020

0
Kurabiye

Çocukken, annem ve ben Noel kurabiyeleri yapıyorduk. Farklı biçimde kurabiye kesimlimiz vardı - çamlar, yıldızlar, ren geyiğiler, ve saire. Annem kalp biçiminde bir kurabiye yapamak istedi ama onun kalp şeklinde kurabiye kesimlisi kullanmasından vazgeçtim. O benimdi diyerek kendi başıma çok tane kalpleri yaptım. Bu anı için çok suçluluk duyuyorum!


When I was a kid, my mom and I were making Christmas cookies. We had cookie cutters in different shapes - pine trees, stars, reindeer, etc. My mom wanted to make a cookie in the shape of a heart but I refused to let her use the heart shaped cookie cutter. I said it was mine and made many hearts by myself. I feel very guilty about this memory!

Corrections (2)
Correction Settings
Choose how corrections are organized

Only show inserted text
Word-level diffs are planned for a future update.
0

Kurabiye

Bu anı için çok suçluluk duyuyorum!


Bu anı içiyaptığım yüzünden çok suçluluk duyuyorum! Bu yaptığım yüzünden çok suçluluk duyuyorum!

Kurabiye


This sentence has been marked as perfect!

Çocukken, annem ve ben Noel kurabiyeleri yapıyorduk.


Çocukken, annem ve ben Noel kurabiyeleri yapıyoarduık. Çocukken, annem ve ben Noel kurabiyeleri yapardık.

Farklı biçimde kurabiye kesimlimiz vardı - çamlar, yıldızlar, ren geyiğiler, ve saire.


Farklı biçimde kurabiye kesimlimialıplarımız vardı - çam ağaçları, yıldızlar, rRen geyiğikler,i ve saire. Farklı biçimde kurabiye kalıplarımız vardı - çam ağaçları, yıldızlar, Ren geyikleri vesaire.

-> Instead of "biçimde" you could also say: • biçimlerde • şekilde • şekillerde (the one that sounds most natural to me) • desende • desenlerde -> cookie cutter = kurabiye kalıbı cookie cutters = kurabiye kalıpları -> pine = çam pine tree = çam ağacı pine trees = çam ağaçları -> çam ağacı + lar/ler = çam ağaçları Ren geyiği + lar/ler = Ren geyikleri

Farklı biçimde kurabiye kesimlimialıplarımız vardı - çamlar, yıldızlar, ren geyiğiler, ve sair ve daha bir sürü farklı desende. Farklı biçimde kurabiye kalıplarımız vardı - çam, yıldız, ren geyiği ve daha bir sürü farklı desende.

Annem kalp biçiminde bir kurabiye yapamak istedi ama onun kalp şeklinde kurabiye kesimlisi kullanmasından vazgeçtim.


Annem kalp biçiminde bir kurabiye yapamak istedi ama onun kalp şeklindeki kurabiye kesimlisialıbını kullanmasından vazgeçta izin vermedim. Annem kalp biçiminde bir kurabiye yapmak istedi ama onun kalp şeklindeki kurabiye kalıbını kullanmasına izin vermedim.

-> Again, I would say "şeklinde" would be more common than "biçiminde". But it's still correct. -> "the heart shaped cookie cutter" could be translated as: • kalp biçimindeki kurabiye kalıbı • kalp biçimli kurabiye kalıbı • kalp şeklindeki kurabiye kalıbı • kalp şekilli kurabiye kalıbı • kalp desenli kurabiye kalıbı • kalpli kurabiye kalıbı These are what came to my mind and sounded natural. But there could be more. -> "I refused to let her use" would most likely be translated as "kullanmasına izin vermedim". refuse = reddetmek, izin vermemek let = izin vermek use = kullanmak

Annem kalp biçiminde bir kurabiye yapamak istedi ama onun kalp şeklinde kurabiye kesimlisialıbını kullanmasındktan vazgeçtirdim. Annem kalp biçiminde bir kurabiye yapmak istedi ama onu kalp şeklinde kurabiye kalıbını kullanmaktan vazgeçirdim.

O benimdi diyerek çok tane kalpleri yaptım.


O benimdi diyerek kendi başıma çok tane kalpleri yaptım.


O benimdi diyerek kendi başıma çok tanebir sürü kalpleri yaptım. O benimdi diyerek kendi başıma bir sürü kalp yaptım.

-> "çok tane" sounds very unnatural, something like a child would say.

O benimdi diyerek kendi başıma çok tane kalpleribir sürü kalp şeklinde kurabiye yaptım. O benimdi diyerek kendi başıma bir sürü kalp şeklinde kurabiye yaptım.

You need LangCorrect Premium to access this feature.

Go Premium