watreedisishomie2's avatar
watreedisishomie2

Nov. 16, 2020

0
Shortsentences22

1. Bizim en sevdiğimiz boksör tutmaya güzeldi, ailem ile carne asada yemek yerken. İt was nice to support our favorite boxer while eating carne asada with my family.

2. Berrak, Aysenur'ye İskender verdiği yeni zümrüt kolyesini kıskanıyor. Berrak is jealous of the new emerald necklace that İskender gave to Ayşenur.

3. Berrak, Aysenur'dan kıskanıyor çünkü Arda, Ayşenur'ya yeni bir zümrüt kolyesini verdi. Berrak is jealous of Ayşenur, because Arda gave Ayşenur a new emerald necklace.

4. Ali, Mehmed'den kıskanıyor musun? Ali, are you jealous of Mehmet?

5. Eski kız arkadaşımın yeni erkek arkadaşından kıskanıyorum çünkü şu an onunla birlikte. İ am jealous of my ex girlfriends boyfriend, because he is with her now.

6. Köpeğim, aldığımız yeni Yavru köpeginden kıskandır. My dog became jealous of the new puppy we bought.

7. Sabırsız olan kadın bakkaldaki işçilerle kızgındı. The impatient woman in the store was angry with the workers.

8. Yatağımda çok fazla yastık sevmem. I don't like having too many pillows on my bed.

9. Babaannem, yorgandaki deliğini Tamir edebilir. My grandmother can repair/fix the hole that is in the quilt.

10. Asılı köpründe yürümedim çünkü korkunç görünüyor. İ did not walk on the suspend bridge because it looks scary.

11. Nereden yastıklarını aldın mı? Where did you buy your pillows?

12. Asılı köpründe yürümedim çünkü korkunç görünüyor. İ did not walk on the suspend bridge because it looks scary.

13. Yatağım için yeni yorgan ve yastıkları alacağım. I will buy new quilts and pillows for my bed.

14. Kardeşlerimle yastık savaşı eğlencedi. Pillow fights were fun with my siblings.

15. Uzun uçuşları için boyun yastığını gönderim. İ bring a neck pillow for long flights.

16. Pikniğimizi için babaannemin yaptığını yorganı sepete koyacağız. We will put the quilt that my grandmother made in the basket for our picnic.

17. Pikniğin masasının üstünde kullanmak için bir eski yorganı gönder. Bring an old quilt to use on the picnic table.

18. Yorganındaki bir sürü çiçek ve gökkuşağı desenleri var düşünüyorum. I think there is a lot of flowers and rainbow designs on your quilt.

19. Salonumda senden resimini asılı kalacağım. I will hang this photo of you in my living room.

20. Evin çatısını hiç sağlam değil. The roof of the house is not sturdy anymore.


🤪

Corrections (1)
Correction Settings
Choose how corrections are organized

Only show inserted text
Word-level diffs are planned for a future update.

8. Yatağımda çok fazla yastık sevmem.

Asılı köpründe yürümedim çünkü korkunç görünüyor.

Asılı köpründe yürümedim çünkü korkunç görünüyor.

watreedisishomie2's avatar
watreedisishomie2

Nov. 20, 2020

0
sila's avatar
sila

Nov. 23, 2020

0
watreedisishomie2's avatar
watreedisishomie2

Nov. 23, 2020

0
sila's avatar
sila

Nov. 24, 2020

0
watreedisishomie2's avatar
watreedisishomie2

Nov. 25, 2020

0

Shortsentences22


1. Bizim en sevdiğimiz boksör tutmaya güzeldi, ailem ile carne asada yemek yerken.


1. Bizim en sevdiğimiz boksör tutmaya güzeldi, ailem ile carne asada yemek yerkenAilem ile carne asada yerken en sevdiğimiz boksörü desteklemek güzeldi. 1. Ailem ile carne asada yerken en sevdiğimiz boksörü desteklemek güzeldi.

tutmak is more likely to be fan of the something. Ben Galatasaray'ı tutuyorum. -- I am a fan of GS. Ben GS'yi destekliyorum. -- I am supporting GS. So this sentence is noun sentence( isim cümlesi). noun is the verb here. Verb should be end of the sentence. What is the "yüklem" here? -- being nice -- güzel olmak.

İt was nice to support our favorite boxer while eating carne asada with my family.


2. Berrak, Aysenur'ye İskender verdiği yeni zümrüt kolyesini kıskanıyor.


2. Berrak, Aysenur'ye İskenderİskender'in Ayşenur'a verdiği yeni zümrüt kolyesinyi kıskanıyor. 2. Berrak, İskender'in Ayşenur'a verdiği yeni zümrüt kolyeyi kıskanıyor.

The person who do/ give/ believe..+ The person who is taker(?) Ben sana iyilik yaptım. Ben sana bunu verdim. Ben sana inandım. İskender Ayşenur'a yeni bir zümrüt kolye verdi. So you use complex compound noun- zincirleme isim tamlaması. With isim tamlaması thing gets harder to me explain to you. Berrak neyi kıskandı?-- İskender'in Ayşenur'a verdiği yeni zümrüt kolyeyi İskender'in verdiği kolye -- This is the core of zincirleme isim tamlaması.

Berrak is jealous of the new emerald necklace that İskender gave to Ayşenur.


3. Berrak, Aysenur'dan kıskanıyor çünkü Arda, Ayşenur'ya yeni bir zümrüt kolyesini verdi.


3. Berrak, Aysenur'danu kıskanıyor, çünkü Arda, Ayşenur'ya yeni bir zümrüt kolyesini verdi. 3. Berrak Aysenur'u kıskanıyor, çünkü Arda Ayşenur'a yeni bir zümrüt kolye verdi.

Ayşenur'u kıskanıyorum çünkü zümrüt kolyesi var. Seni Ayşenur'dan kıskanıyorum. I am jeoulus of you from Ayşenur.

Berrak is jealous of Ayşenur, because Arda gave Ayşenur a new emerald necklace.


4. Ali, Mehmed'den kıskanıyor musun?


4. Ali, Mehmed'deni kıskanıyor musun? 4. Ali, Mehmed'i kıskanıyor musun?

Ali, are you jealous of Mehmet?


5. Eski kız arkadaşımın yeni erkek arkadaşından kıskanıyorum çünkü şu an onunla birlikte.


5. Eski kız arkadaşımın, yeni erkek arkadaşından kıskanıyorum çünkü şu an onunla birlikte. 5. Eski kız arkadaşımı, yeni erkek arkadaşından kıskanıyorum çünkü şu an onunla birlikte.

İ am jealous of my ex girlfriends boyfriend, because he is with her now.


6. Köpeğim, aldığımız yeni Yavru köpeginden kıskandır.


6. Köpeğim, aldığımız yeni Yyavru köpegindenği kıskandıyor. 6. Köpeğim, aldığımız yeni yavru köpeği kıskanıyor.

My dog became jealous of the new puppy we bought.


7. Sabırsız olan kadın bakkaldaki işçilerle kızgındı.


7. Sabırsız olan kadın bakkaldaki işçilerleçalışanlara karşı kızgındı. 7. Sabırsız kadın bakkaldaki çalışanlara karşı kızgındı.

The impatient woman in the store was angry with the workers.


8. Yatağımda çok fazla yastık sevmem.


This sentence has been marked as perfect!

I don't like having too many pillows on my bed.


9. Babaannem, yorgandaki deliğini Tamir edebilir.


9. Babaannem, yorgandaki deliğini T tamir edebilir. 9. Babaannem, yorgandaki deliği tamir edebilir.

Babaannem yorganın deliğini tamir edebilir. yorganın deliği- isim tamlaması

My grandmother can repair/fix the hole that is in the quilt.


10.


Asılı köpründe yürümedim çünkü korkunç görünüyor.


This sentence has been marked as perfect!

İ did not walk on the suspend bridge because it looks scary.


11.


Nereden yastıklarını aldın mı?


Nereden yastıklarını aldın? Nereden yastıklarını aldın?

Where did you buy your pillows?


12.


Asılı köpründe yürümedim çünkü korkunç görünüyor.


This sentence has been marked as perfect!

İ did not walk on the suspend bridge because it looks scary.


13.


Yatağım için yeni yorgan ve yastıkları alacağım.


Yatağım için yeni yorgan ve yastıkları alacağım. Yatağım için yeni yorgan ve yastıklar alacağım.

I will buy new quilts and pillows for my bed.


14.


Kardeşlerimle yastık savaşı eğlencedi.


Kardeşlerimle yastık savaşı eğlenceliydi. Kardeşlerimle yastık savaşı eğlenceliydi.

Pillow fights were fun with my siblings.


15.


Uzun uçuşları için boyun yastığını gönderim.


Uzun uçuşları için boyun yastığını gönde getiririm. Uzun uçuşları için boyun yastığı getiririm.

İ bring a neck pillow for long flights.


16.


Pikniğimizi için babaannemin yaptığını yorganı sepete koyacağız.


Pikniğimizi için babaannemin yaptığı yorganı sepete koyacağız. Pikniğimizi için babaannemin yaptığı yorganı sepete koyacağız.

We will put the quilt that my grandmother made in the basket for our picnic.


17.


Pikniğin masasının üstünde kullanmak için bir eski yorganı gönder.


Pikniğink masasının üstünde kullanmazerine sermek için bir eski yorganı göndeetir. Piknik masasının üzerine sermek için bir eski yorganı getir.

Bring an old quilt to use on the picnic table.


18.


Yorganındaki bir sürü çiçek ve gökkuşağı desenleri var düşünüyorum.


Yorganındaki, bir sürü çiçek ve gökkuşağı desenleri varolduğunu düşünüyorum. Yorganında, bir sürü çiçek ve gökkuşağı desenleri olduğunu düşünüyorum.

I think there is a lot of flowers and rainbow designs on your quilt.


19.


Salonumda senden resimini asılı kalacağım.


Salonumda sendein resimini asılı kalacağım. Salonuma senin resmini asacağım.

I will hang this photo of you in my living room.


20.


Evin çatısını hiç sağlam değil.


Evin çatısı hiç sağlam değil. Evin çatısı hiç sağlam değil.

The roof of the house is not sturdy anymore.


You need LangCorrect Premium to access this feature.

Go Premium