Aug. 20, 2020
1. Menüye bakan adamı çok aç ve kızgın görünüyor. The man who is looking at the menu seems very hungry and mad.
2. Ben koşan kadına 10tl verdim patates ve başka bir şeyler icin çünkü o benim komşum. I gave the woman who is talking 10tl for potatoes and other things, because she is my neighbor.
3. Bekleyen mimar dört çayı sipariş verdi galiba onun iş ekibi için. The waiting architect ordered four teas, i think they are for his work team.
4. Ben İyileşen kadını iki gün önce çok kötü kaza yaptı ziyaret ettim. I went to visit the woman who had a bad accident two days ago.
5. Ben gelen şef nasıl yapmayı annem için bir çok iyi çikolata pastası sordum.
I asked the chef who came how to make a very good chocolate cake for my mom.
Bana yardıma etmek için Çok teşekkür ederim
Shortsenteces11
1. Menüye bakan adamı çok aç ve kızgın görünüyor.
1. Menüye bakan adam çok aç ve kızgın görünüyor.
The man who is looking at the menu seems very hungry and mad.
2. Ben koşan kadına 10tl verdim patates ve başka bir şeyler icçin 10 TL verdim, çünkü o benim komşum.
2. Ben koşan kadına patates ve başka şeyler için 10 TL verdim, çünkü o benim komşum.
I gave the woman who is talking 10tl for potatoes and other things, because she is my neighbor.
3. Bekleyen mimar dört çayı siparişi verdi galiba onun iş ekibisanırım çaylar onun iş arkadaşları için.
3. Bekleyen mimar dört çay siparişi verdi sanırım çaylar onun iş arkadaşları için.
The waiting architect ordered four teas, i think they are for his work team.
4. Ben İyileşen kadını iİki gün önce çok kötü kaza yaptan kadını ziyaret ettim.
4. İki gün önce çok kötü kaza yapan kadını ziyaret ettim.
I went to visit the woman who had a bad accident two days ago.
5. Ben gGelen şef nasıl yapmayıe annem için birnasıl çok iyi bir çikolatalı pastası yapabileceğimi sordum.
5. Gelen şefe annem için nasıl çok iyi bir çikolatalı pasta yapabileceğimi sordum.
I asked the chef who came how to make a very good chocolate cake for my mom.
1. Menüye bakan adamı çok aç ve kızgın görünüyor.
1. Menüye bakan adam çok aç ve kızgın görünüyor.
2. Ben konuşan kadına 10tl verdim patates ve başka bipatates ve aldığı diğer şeyler icçin 10tl verdim çünkü o benim komşum.
2. Ben konuşan kadına patates ve aldığı diğer şeyler için 10tl verdim çünkü o benim komşum.
koşmak --run
konuşmak --to talk
Ben orada konuşan kadına, patates ve aldığı diğer şeyler için 10 tl para verdim, ne de olsa o benim komşum. /ne de olsa komşuluk hakkı denen bir şey var.
3. Bekleyen mimar dört tane çayı sipariş verdi galiba çaylar onun iş ekibi için.
3. Bekleyen mimar dört tane çay sipariş verdi galiba çaylar onun iş ekibi için.
nerede bekleyen mimar? If you clarify, it would be better.
It could be written also these ways,
Sırada bekleyen mimar, dört tane çay siparişi verdi. Sanırım çaylar onun ekip arkadaşları için.
Masada bekleyen mimar, dört tane çay siparişi verdi. Sanırım çaylar onun ekip arkadaşları için.
4. Ben İyileşen kadını iki gün önce çok kötü kaza yaptıİki gün önce çok kötü bir şekilde kaza yapan kadına hasta ziyaret eine gittim.
4. İki gün önce çok kötü bir şekilde kaza yapan kadına hasta ziyaretine gittim.
5. Ben gGelen şef nasıl yapmayı annem için bir çok iyie annem için, nasıl çok güzel çikolatalı pastası yapılır diye sordum.
5. Gelen şefe annem için, nasıl çok güzel çikolatalı pasta yapılır diye sordum.
It could be written also these ways,
Gelen şefe anneme yapmak için, nasıl çok güzel çikolatalı pasta yapılır diye sordum. ---to make / cook for your mother
Gelen şefe anneme tarifini vermek, nasıl çok güzel çikolatalı pasta yapılır diye sordum. --- to give the recipe your mother
Feedback
***Bana yardım ettiğiniz için çok teşekkür ederim olacak.
Bir şey değil.
|
Shortsenteces11 This sentence has been marked as perfect! |
|
1. Menüye bakan adamı çok aç ve kızgın görünüyor.
1. Menüye bakan adam
1. Menüye bakan adam |
|
The man who is looking at the menu seems very hungry and mad. This sentence has been marked as perfect! |
|
2. Ben koşan kadına 10tl verdim patates ve başka bir şeyler icin çünkü o benim komşum.
2. Ben konuşan kadına koşmak --run konuşmak --to talk Ben orada konuşan kadına, patates ve aldığı diğer şeyler için 10 tl para verdim, ne de olsa o benim komşum. /ne de olsa komşuluk hakkı denen bir şey var.
2. Ben koşan kadına |
|
I gave the woman who is talking 10tl for potatoes and other things, because she is my neighbor. This sentence has been marked as perfect! |
|
3. Bekleyen mimar dört çayı sipariş verdi galiba onun iş ekibi için.
3. Bekleyen mimar dört tane çay nerede bekleyen mimar? If you clarify, it would be better. It could be written also these ways, Sırada bekleyen mimar, dört tane çay siparişi verdi. Sanırım çaylar onun ekip arkadaşları için. Masada bekleyen mimar, dört tane çay siparişi verdi. Sanırım çaylar onun ekip arkadaşları için.
3. Bekleyen mimar dört çay |
|
The waiting architect ordered four teas, i think they are for his work team. This sentence has been marked as perfect! |
|
4. Ben İyileşen kadını iki gün önce çok kötü kaza yaptı ziyaret ettim.
4.
4. |
|
I went to visit the woman who had a bad accident two days ago. This sentence has been marked as perfect! |
|
5. Ben gelen şef nasıl yapmayı annem için bir çok iyi çikolata pastası sordum.
5. It could be written also these ways, Gelen şefe anneme yapmak için, nasıl çok güzel çikolatalı pasta yapılır diye sordum. ---to make / cook for your mother Gelen şefe anneme tarifini vermek, nasıl çok güzel çikolatalı pasta yapılır diye sordum. --- to give the recipe your mother
5. |
|
I asked the chef who came how to make a very good chocolate cake for my mom. This sentence has been marked as perfect! |
You need LangCorrect Premium to access this feature.
Go Premium